PREMATÜRE BEBEK HASTALIKLARI

YENİDOĞAN SARILIĞI

YENİDOĞAN SARILIĞI ( HİPERBİLURUBİNEMİ)

Prematüre ve zamanında doğan bebeklerde görülen cildin sararması ile giden bir durumdur. Sarılığa neden olan madde bilurubin olup bu madde kan hücrelerinin yaşlanıp parçalanması sonucu ortaya çıkar. Yükselmesinin başka bir nedeni bilurubinin karaciğer tarafından işlenip barsak ve idrar yoluyla atılmasında yetersizliğe bağlıdır, mikrobik değildir. Tüm doğumlarda anne ve bebeğin kan grubu bakılmalıdır. Anne ve bebek arasındaki uyuşmazlık erken tanımlanmalıdır. Bebeğin doğumdan sonraki ilk günlerinde tanımlanan sarılık derecesi kilosuna, yaşına göre özel hazırlanan cetvellerdeki bilurubin düzeyine göre değerlendirilip tedavisi planlanır. Kan uyuşmazlığı önemli bir risktir, yakın bilurubin takibi yapılmalıdır. Bilurubin düzeyi yüksekse bebek hastaneye yatırılır. Fototerapi (ultraviyole ışık tedavisi) başlanır. Hastanın bilurubin düzeyine göre gerekirse kan değişimi yapılır. Kan değişimi küçük bir cerrahi girişimdir. %1 ölüm riski vardır. Yüksek bilurubin düzeyinde geç getirilen bebekler tedavi edilse de ciddi nörolojik bozukluklar gelişebilir. Bilurubin kandan temizlenemezse vücutta birikir. En tehlikeli birikim yeri beyin dokusu olup yüksek bilurubinin beyinde yaptığı hasar kalıcıdır, sakatlıkla sonlanır.( sağırlık, zeka geriliği, spastik çocuk).Zamanında doğan bebeklerde 15 güne kadar, prematüre bebeklerde 1 aylık oluncaya kadar 10-12 mg/dl bilurubin düzeyi olabilir. Bu süreden sonra sarılık devam ederse uzamış sarılık olarak kabul edilip gerekli tetkikler yapılmalıdır.

ANEMİ

PREMATÜREDE KANSIZLIK (ANEMİ)
Anemi vücuttaki oksijen taşınmasını sağlayan kan hücrelerinin (eritrosit) azalmasıdır.

Prematürelerdeki kansızlık sebepleri
Eritrosit ömrü kısadır.
Kemik iliğinin eritrosit yapımı yetersizdir.
Hastanede izlenen hasta bebekler olması ve tetkik amacıyla zorunlu olarak kan alınmasıdır.

Kansızlık Nasıl Tedavi Edilir?
Kan (eritrosit süspansiyonu) verilir.
Demir takviyesi yapılır. Anne sütündeki demir kalite olarak değerlidir, emzirilmelidir.
Demirle zenginleştirilmiş mamalar veya yaşına uygun doğal gıdalar anemi tedavisinde verilebilir.
32 hafta ve 1500 gramın altındaki pretermlere doğduktan sonra 6-8. haftalarda uygun dozda demir verilerek 1 yaşına kadar devam edilir.

İNTRAVENTRİKÜLER KANAMA

İNTRAVENTRİKÜLER KANAMA

Beyin yapısında bulunan içi sıvı dolu olan boşluklara (ventrikül) kanama olmasıdır.Prematüre bebeğin diğer organlarında olduğu gibi beyin dokusu ve damarların gelişmesindeki yetersizlik nedeniyle kanamaya eğilimlidir. Bebeğin gebelik haftası ve kilosu ne kadar küçükse kanama riski o kadar yüksektir. İlk hafta içinde özellikle ilk 3 günde yapılan kranial USG ile tanı konur. Gerekli durumlarda tomografi veya manyetik rezonans görüntüleme yapılabilir .Kanamanın 4 evresi vardır. Evre I ve II hafif kanama olup, genellikle ilk 3 ay içinde geriler. Nadiren ileri evrelere ilerler.Evre III gerileyebilir ancak bazen evre IV’e ilerler. Evre IV kanama; çoğu zaman hidrosefali dediğimiz beyin boşluklarında genişleme ve başın büyümesi ile sonuçlanan bir klinik durumdur. Hidrosefalili olgular yakın izlenmeli, beyindeki basıncı azaltmak için gerekirse şant takılmalıdır.Evre IV kanama ve hidrosefalili olgularda ciddi nörolojik sorunlar görülür

Kanama riski en yüksek olan bebekler:
1500 gramdan küçük özellikle 1000 gramın altındaki bebekler
Solunum cihazına bağlanan bebekler
Enfeksiyonlu bebekler
Bir merkezden diğer sağlık merkezine nakil geçiren bebekler
Zor doğumla doğan bebekler.

Kanama geçiren bebekte sorunlar nelerdir?

Hareketle ilgili sorunlar şunlardır:
* Kaslarda sertlik
* Parmak ucunda yürüme, tek taraf kol ve bacağını daha fazla kullanma

Mental ve zihinsel gelişmede gerilik
* 3-4 ayda sese tepkisizlik
* 8-9 ayda ses çıkaramama
* 13-14 ayda hiçbir kelime söyleyememe

Havale geçirme

Sağırlık

Körlük

APNE

APNE

Prematüre bebekte 15-20 saniyeden daha fazla süren, morarma veya solukluk ile giden kalp hızını düşüren klinik tablodur. 34 gebelik haftasından küçük bebeklerde sıktır.Apne oluşumu solunum merkezinin olgunlaşması ile ilgilidir. Genellikle 40 haftaya doğru kaybolur.Apne hastanede tedaviyi gerektirir. Hastanın durumuna göre oksijen tedavisi veya solunum cihazı ile solunum desteği gerekebilir.

NEKROTİZAN ENTEROKOLİT

NEKROTİZAN ENTEROKOLİT

Gebelik haftası 32 hafta ve 1500 gramın altında doğan bebeklerde sık görülür. Gelişmemiş barsağın kan dolaşımındaki değişiklikler barsak dokusunda hasara neden olmaktadır. Bazen enfeksiyon olayı hızlandırmaktadır. Hayatın ilk 10 gününde daha fazla görülür. Anne sütü ile beslenenlerde mama ile beslenenlere göre 10 kat daha az NEK gelişir. Barsak delinebilir ve acil ameliyat gerekebilir.Ameliyatta cansız olan barsak parçası kesilir ve ince barsak dışa ağızlaştırılır Daha sonra belli bir kiloya gelince tekrar barsak karın içine alınır.

NEK geçiren bebekte uzun dönem sorunları
Hafif ve orta ağırlıktaki hastalıkta gelişme genellikle etkilenmez.
Ameliyat geçiren hastalarda alınan gıdaların emilim bozukluğuna bağlı büyüme geriliği gelişebilir.
Kesilen barsak önemli uzunlukta ise kısa barsak sendromu gelişir.
Hastalığa bağlı bağırsakta tıkanıklık ve daralmalar, karın içi yapışıklıklar, kabızlık olabilir.

PREMATÜRE BEBEKTE SAĞIRLIK

PREMATÜRE BEBEKTE SAĞIRLIK

Yüksek riskli prematürelerde sağırlık şu hallerde görülebilir ve araştırılmalıdır.
1500 gramın altındaki premature bebekler
10 günden fazla solunum cihazına bağlı kalanlar
Kulak yapı bozukluğu ve ailede sağırlık olanlar
Kan değişimi gerekecek kadar yüksek sarılığı olanlar
1 haftadan daha fazla aminoglukozit türü antibiyotik tedavisi alanlar
Menenjit geçiren hastalar
Konuşma gecikmesi olanlar

PREMATÜRE ENFEKSİYON (MİKROBİK) HASTALIKLARI

PREMATÜRE ENFEKSİYON HASTALIKLARI (SEPSİS, MENENJİT, PNÖMONİ)

Zamanında doğan bebeklerde sepsis riski %1, prematürelerde ise bu oran genel olarak 4 kat fazla, yoğun bakım ünitesinde izlenen bebeklerde ise %10 ve üzerinde bildirilmektedir. Prematüre bebekler anne karnında, doğum kanalında, hastanede yatarken mikrop kapabilir. Sepsis, pnömoni (zatüre), menenjit gibi ciddi enfeksiyon hastalıklarına yakalanabilir.
Enfeksiyon hastalığı gelişmesi prematürelerde neden sıktır?
Bebeklerin bağışıklık sistemi olgunlaşmamıştır.Anneden geçen koruyucu maddeler (antikor) gebeliğin son 3 ayında geçtiği için özellikle 34 haftadan önce doğanlarda enfeksiyon riski yüksektir.

Sepsisli bebekte klinik bulgular nelerdir?
Solunum sıkıntısı, solunum durması (apne)
Morarma-solukluk
Beslenememe (emmeme)
Vücut ısı değişikliği (ateş yükselmesi veya düşmesi)
Havale geçirme
Hareketsizlik
Tiz sesle ağlama

Sepsisli hastada uzun dönem sorunlar nelerdir?
Sepsis uygun tedavi ile hızla tedavi edilirse sekel kalmaz.Menenjitte ise gelişme geriliği, sağırlık gelişebilir. Yakın nöroloji izlemi gerekir, işitme testleri ilk 6 ayda yapılmalıdır.

PREMATÜRE RETİNOPATİSİ (ROP)

PREMATÜRE RETİNOPATİSİ (ROP)

1500 gr ve 32 gebelik haftasından küçük bebeklerde göz damarlarının ve retina tabakası denilen sinir tabakasının gelişme eksikliği ile giden bir hastalıktır. Hasta pretermlerde göz damarları anormal dallanır ve retina tabakasında kanamalar gelişir buna retinopati denir. En önemli risk faktörleri, düşük gebelik haftası, çok hasta bebekler olması, ciddi oksijen ihtiyacı olmasıdır.

TANI NASIL KONUR?
Riskli pretemler doğumdan sonra 4-6 hafta arasında bu konuda deneyimli göz doktoru tarafından muayene edilir.

Hangi hastalar taranmalıdır? Uluslar arası retinopati tarama kriterleri şunlardır.
1) 32 hafta ve 1500 gr altı tüm bebekler
2) Gebelik haftasına bakılmaksızın, ventilatörde izlenen pretermler
3) Ağır solunum sıkıntısı nedeniyle uzun süre oksijen alan bebekler
4) Beyin kanaması, kan değişimi, kronik akciğer hastalığı gibi ciddi sorunları olan bebekler

ROP NASIL TANIMLANIR VE TEDAVİ EDİLİR?
1) 5 evresi vardır.
2) Evre 1 ve 2 hafif seyreder. Tedaviye ihtiyaç yoktur geriler.
3) Evre 3 kendiliğinden gerileyebilir veya evre 4’e ilerleyebilir.
4) Evre 3-4-5 de hastanın durumuna göre lazer, kriyoterapi veya cerrahi tedavi ile körlük önlenebilir.

RETİNOPATİDE UZUN DÖNEM SORUNLARI NELERDİR?
1) Miyopi özellikle en sık görülen görme kusurudur gözlükle tedavi edilebilir.
2) Şaşılık (strabismus) önemli olup iyi tedavi edilemeyen gözde tembellik (ambliyopi) gelişir.
3) Prematürelere özellikle retinopati geçirenlere 1-2 yaşta ve 5 yaşta göz muayenesi yapılmalıdır.
4) Evre 4-5 ağır retinopatide %1-5 oranında körlük gelişebilir.

PREMATÜRENİN KRONİK AKCİĞER HASTALIĞI (BPD)

PREMATÜRENİN KRONİK AKCİĞER HASTALIĞI (BPD)

Genellikle 1500 gramın ve 32 haftanın altında doğan pretermlerde görülür. Gebelik haftası azaldıkça risk artar.Bu bebeklerin çoğu solunum desteği alan bebekler olup, 21 veya 28 günden daha uzun süre oksijen tedavisi alan veya 34-36 gebelik haftasına gelmesine rağmen hala oksijenden ayrılamayan hastalardır.Bu hastalara oksijen desteği yanında sistemik steroid tedavide verilmektedir.Taburculuk aşamasına gelen hastaların ailesine evde oksijen tedavisi, inhaler tedavi ve akciğer fizyoterapisi hakkında eğitim verilir.

PREMATÜRENİN SOLUNUM SIKINTISI HASTALIĞI

PREMATÜRENİN SOLUNUM SIKINTISI HASTALIĞI (RESPİRATUAR DİSTRES SENDROMU)

Hastalık genellikle 32 gebelik haftasından küçük prematürelerde görülür Akciğer hava keselerinin açılamasını sağlayan sürfaktan isimli maddenin eksikliğine bağlı gelişir. Bebekte doğumu takiben ilk 6 saatte gelişen hızlı nefes alma, inleme, burun kanatlarının solunuma katılması, morarma gibi bulgular vardır. Bu bebeklerin tedavisi yenidoğan yoğun bakım ünitesi koşullarında yapılır. Yoğun oksijen tedavisi gereken bu hastalara solunum cihazı (ventilatör) ile solunum desteği verilir. Eksik olan sürfaktan maddesi ventilatörde izlenen hastaya verilerek akciğerlerin açılması sağlanır. En önemli ölüm nedenleri sırasıyla beyin kanaması (IVH), akciğer hasarıdır (pulmoner hemoraji, pnömotoraks, pnömoni). Eğer bebek ventilatörde değil ancak 28. günde hala oksijenden ayrılamamışsa bu bebekte Kronik akciğer Hastalığı düşünülmelidir.

PREMATURE BEBEĞİN BEYİN HASARI

PREMATURE BEBEĞİN BEYİN HASARI (Periventriküler Lökomalazi)

Prematürenin anne karnındaki günlerinde, doğumda ve doğumdan sonraki günlerde beyin sıvısının dolaştığı boşlukların (ventrikül) etrafındaki dokunun hasarı ve ölmesi ile tanımlanabilir. Başlıca neden olarak bebekteki kan akımının bozulması ,anne karnında enfeksiyon gelişmesi gösterilmektedir.PVL tanısı en kolay kranial ultrason ile konur. Bazen ilk görüntülemede normal bulunabilir. 3-4 hafta sonra tekrarlanr.Kranial USG de
Periventriküler Lökomalazi saptanırsa hasta gelişim nöroloji takiplerine erken dönemde alınmalıdır. Periventriküler Lökomalazinin özel bir tedavisi yoktur.

Periventriküler Lökomalazili bebeğin uzun süreli takibinde gelişebilecek sorunlar
1- Hareket sorunları: .
• Gövde kontrolü gecikmiştir. Oturamaz.
• Sırtta eğilme vardır.
• Bacaklar en sık etkilenir. Gergin ve sert kas yapısı vardır
• Yürüme gecikmiştir veya hiç yürüyemez. Bazı hastalar parmak uçlarında yürür.

2- Zihinsel gelişmede bozukluk
• 3-4 aylık bebekte sese tepkisizlik, etrafa ilgisizlik
• Konuşma geriliği
• İşitme azlığı
• Görme sorunları: şaşılık, myopi, körlük

3- Hafif ve orta derece etkilenmiş PVL bebeklerin okul çağı sorunları
• Denge ve koordinasyon güçlüğü
• Öğrenme güçlüğü
• Dikkat azlığı
• Davranış sorunları
• El, ayak, göz uyumu gereken oyunları yapamama
• Periventriküler Lökomalazi tanısı alan bebeklerin gelişimleri, prematüre takip polikliniği ve nöroloji polikliniğinde yakın izlenmelidir. Erken fizik tedavi ve gerekli olan olgularda özel eğitim programı verilmesi çok önemlidir.